Mircalla

Come. Up from the loam-choked dark, you. My macabre. My muse of the red weeping. I summon, no. I bleed you into the room. Rise. Heavy with velvet and the silent thirst of long sleep. Tasting of iron, of midnight… to me. Glide to me. Make a stepping-stone of my spine. Starved, I am. For the pale ice of your thighs, the hollows where the shadows breed. Drain me. Down to the wet marrow, ruin me. Tangle your cold ribs in mine, closer, tighter, till the snap of bone is a lullaby. Sink the sweet, piercing fever into my neck. Make of my veins a graveyard. Make of my ruin your bed. Mine, the horror of your hunger. Terrible. So terrible beautiful, swallowing the dark. ...

July 12, 2026 · 1 min · Emrecan Koc

Kubla Khan by Samuel Taylor Coleridge: A Translation into Turkish and A Reflection

Kübilay Han - Samuel Taylor Coleridge Yahut bir görü, düş içinden bir kesit. Aziz Alp nehrinin, insanoğlunun ölçüsünü Aşan oymakları arasından, Güngörmez nehre aktığı yolda, Xanadu’da, verdi inşa hükmünü Kubilay Han Görkemli safa kümbetinin. Surlar ve burçlarla çevrelenmiş Yirmibeş dekarlık mümbit toprak; Ve ışıltılı, büklüm büklüm oluklarıyla, İçlerinde buhur kokulu ağaçlar olan bahçeler, Ve nebetat’ın gün düşen yüzünü sarıp sarmalayan, Doruklar kadar kadim koruluklar vardı orada. Ama yahu! Sedir koruluğuna yamaç, çayırlı tepeye Boynunu büken o engin ve hulyalı gedik! Zalim bir mahal! İfrit muhipine ağıtlar çığıran Bir kadınca musallata uğramış küçülen bir Mehtabın altında, daimi mukaddes ve mest! Ve bu gedikten, hengamesi bitmez bir köpürtü, Tıpkı bu dünya derin derin soluklanırmışçasına, İhtişamlı bir gayzer, bir anlık fışkırır. Ara ara gelen bu tez kükremeler arasında Yerden seken dolu taneleri gibi, yahut bir harmancının Döveni altında ezilen buğdaylar gibi uçuşan kallavi kayalar! Ve bu raks eden taşlar arasından, birden ve ebedi, Kükrer bir anlığına kutsal nehir. ...

May 15, 2026 · 9 min · Emrecan Koc

First Poem

May 15, 2026 · 0 min · Emrecan Koc